Yanık bağrında, yıllardır, kanar mızrabının yadı,
Gel ey biçare Şark'ın, Şark'a küsmüş gitmiş evladı.
Zaman ıssız, mekan ıssız, görünmez kimse meydanda,
Gel ey dahi-i gaib san'atın pek bikes arkanda.
Bütün cevvinde ölgün ruhu inler bir derin ye'sin,
Bu viran kubbe yüksek bir figan ister ki ses versin.
Evet, yüksek, senin udun kadar yüksek figan ister.
Gel ey Davud-i san'at Sur-i Mahşer'den neva göster!
Uyansın, gel ki, mızrabınla Şark'ın dalgın eb'adı,
Kıyametler koparsın, her telin bir sesle feryadı.
Türab olmuş emeller silkinip çıksın mezarından;
Hayat emvacı fışkırsın muhitin ruh-i zarından.
Gönüller cezbelensin, cezbeler Mevla'ya tırmansın,
Fezalar kudretin "Lebbeyk" tufanıyle çalkalansın.
Gel ey Peygamber'in "fevka'l-beşer fıtratta" evladı,
Bugün, biçare san'at bekliyor, bir senden imdadı.
Gezen lakayd ayaklardı bugün kudsi hariminde,
Nasıl na-mahrem izler var görürsün Şark'a bir in de.
Melez, soysuz, şerefsiz parçalardan başka şey yok hiç;
Ne düşkün zevk-i milli; besteler piç, şah-eserler piç.
Asalet ruhu bin fetretle sarsılmış, harab olmuş,
Yürekler çöl kesilmiş, duygular yer yer serab olmuş,
Bu çöl, tufanlar ister cevv-i san'attan ki ürpersin,
Sen ey dahisi Şark'ın, yoksa bir yağmur mu beklersin?
O müdhiş udunun birden çakıp göğsünde bin mahşer,
Denizler püsküren her nevhadan yağmazsa şimşekler,
Bu zulmetler kımıldanmaz, bu kavrulmuş zemin kanmaz;
Nasıl kansın ki vadi öyle yağmurlarla ıslanmaz.
Ne terler döktü, alnından Büyük Cedd'in, ne uğraştı,
O terlerdir ki serpildikçe kumdan vahalar taştı.
Bütün gözler kararmışken behimiyyetle, küfranla,
Nasıl yükseldi yurdun kalbi lahuti bir imanla.
Nasıl fışkırdı ümmi sinelerden öyle hisler ki,
Hayal etmezdi insaniyyetin biçare idraki.
Zaman artık senin... Gel sen de yükselt öyle bir vaha,
Bu ıssız çölde haib inleyen binlerce ervaha.
O Peygamberdi lakin... Doğru Peygamber değilsin sen...
Fakat bir san'atin var, şüphesiz Ayat-ı Kudretten.
Ne müdhiştir o ayet: Kaydı yok yadında dünyanın,
O coşkunlukta tebliğin, o taşkınlıkta ilhamın!
"Gel ey Peygamber'in fevka'l beşer fıtratta evladı,
Uyansın, gel ki, mızrabınla Şark'ın dalgın -yılgın- eb'adı."
(Muhammed Akif (Rhm.) "Şark'ın Yegane Dahisine")
