23 Kasım 2015 Pazartesi

İKRAR Bİ'L KİTABEDEN;


1. Hakuran kafesi

Kim göre, küflü ağzında o eski bakır takırtısı

Bir sıtma mevsimidir tırpan atan bu toprakta
Kim göre, kasıklarında arık ölümlerin çatırtısı
Ateşin oğlu küldür bir düzen kara bu toprakta
       Bir unutuş ki bu toprakta inler gülşahları yerin
       Cümle renkler taş kesiği, bu toprakta neylersin?

Sofra eskisi saçak öper sofada, semer devirir

Her ne varsa tenzil-i kıymete uğrar bu toprakta
Güneşin yüreği erir, o tohumun ki kanı çekilir
Mayalar tutmaz, bahtlar yar olmaz bu toprakta
       Bir ılgım ki bu toprakta pınarı uzak sevgilerin
       Umutlar külçe külçe acı, bu toprakta neylersin?

Bir muhtar tarif yok, çarpık kelimelerin ruhu

Ardın ardın kök salar ifrit öpüşleri bu toprakta
Yağmurun nefesini keser de yedi deniz cürufu
Can bahası bilen bir candar çıkmaz bu toprakta
       Bir ıssızlık ki bu toprakta karı iki dilli yüzlerin
       Dal budaklar telefe ram, bu toprakta neylersin?

Zift çalığı zihinlerin kör kandili o iskeletlerin

Üzengi ağaları tutar da köşe bucağı bu toprakta
Hain iğvalarında aç iveklerin, tok döleklerin
Muhannet akçası bir engerek olur bu toprakta
       Bir ehli ki bu toprakta kırar hilafını niçin'lerin
       Hayat hançer hançer yar, bu toprakta neylersin?

Ah, merhamet kanlı kapısında ipek eldivenlerin

Kime desem, kime ülfet eylesem bu toprakta
Ne sükun ne esenlik düşer örgüsüne kefenlerin
Yer katı, gök ırak; fecrin şavkı tutsak bu toprakta
       Bir göz ki bu toprakta ferma eder içinde kafesin
       Ecel tek imdatçı hünkar, bu toprakta neylersin?

(Adem Kandemir - "DERGAH" Şubat 2010)